Bugün, benim DANA ile olan hikayemden bahsedeceğim biraz.
Tam 5 yıl önce aşık oldum bu adama ben. Adam değil ya harbi DANA, neyse biz ona adam diyelim şimdilik.
İşyerim kapanıyordu, haftada bir gideceğim bir yerdi artık. Dolayısıyla boşta kalmıştım ve ne yapacağımı bilmiyordum. Ehliyet kursuna yazılayım dedim, evime en yakın kursa gittim ve sahibi olduğunu öğrendiğim kişiyle görüştüm. İşte bu sahibi olan kişiydi DANA. O gün benimle öyle bir konuştu ki, öyle bir özgüven sergiledi ki ben de onu adam sandım. Zaten o sıralarda kalp kırıklığı yaşıyordum ve ben sanırım o anda bu adama aşık oldum. Olmaz olaydım.
Dersleri hiç kaçırmadım kursta, hem sorumluluktan hem de tüm derslere bu adam girdiğinden. 3 haftalık ders sürecinde bende bıraktığı etki büyüktü ve o da bunun farkındaydı. Ehliyeti aldıktan sonra ben de yeni bir iş arayışına girdim, daha doğrusu giremedim, direkt karar verip DANA'nın işyerinin bulunduğu binada ve katta, onun da yardımıyla bir büro tuttum. Sırf ona yakın olmak için, olmaz olaydım.
Yerleşir yerleşmez başladı her şey. O zamana kadar dolaylı olarak yansıttığımız elektrik açığa çıktı. Bir mektup yazdım ona aşkımı itiraf eden, zaten hazırda bekliyordu atladı üstüne.
Hiç bir şey anlamadım, hiç konduramadım, duyguları var sandım, beni seviyor sandım.
Tam 5 yıl geçti ve ben bunu 4,5 yılın sonunda anlayabildim. Maddi manevi her şeyim yok olduktan sonra.
Ben hâlâ salaklığıma devam ederdim ya Allah bir sekreter yolladı onunla iş ortaklığı yaptığım yere. Tam anasının gözü, mal bir karıydı bu ve DANA'yı tavladı. DANA da gözümün yaşına bile bakmadan çatır çatır beraber oldu bu karıyla, aldattı beni. O zamana kadar şüphelerim vardı aslında başka kadınlarla da yattığı konusunda ama işte hâlâ konduramıyordum, seviyorum ya Allah'ın cezasını.
Meğer benim bu DANA mimliymiş zaten, ünü doruktaymış, uçanı kaçanı durumu yani.
Benim aptal kafamın bunu anlaması için gözümün önünde olması gerekiyormuş olayların.
Off, çok sıkıldım. Sıkılmadım, canım yandı yazarken. Artık hiç bir şeyi umurumda değil, ama eskiyi hatırlayıp yazmak bile üzüyor beni.
Hep kendimi suçladım, bir insan bu kadar akılsız olabilir mi diye. Ben bu kadar büyük hataları nasıl yaptım diye. Aşık oldum diye bu kadar kör mü olmalıydım? Daha erken dönemez miydim yanlıştan? Bu karı ile birlikteyken bile bana döneceğini bekledim ben, daha ötesi var mı? İlle de ilk sevgilim M'nin durup dururken çıkagelmesi ile mi vazgeçecektim ben bu DANA'dan?
Yeter, hakikaten canım yanıyor, daha sakin bir zamanımda devamını getiririm belki.